Ünlülerin Şaşırtıcı Meslekleri?

Birçok ünlü kişinin, film yıldızları ya da şarkıcıların ünlü olmadan önce çok farklı hatta şaşırtıcı işlerde çalıştığını biliyor muydunuz?

Örneğin geçtiğimiz aylarda ülkemize gelen ve sahne şovu ile özellikle kadınları büyüleyen, X-Men filmlerinde Volverine’i canlandıran Hugh Jackman beden eğitimi öğretmeniydi. Aynı zamanda saati 50 dolara partilerde palyaçoluk yapıyordu.

Rock müziğin efsane isimlerinden Jon Bon Jovi noel süsleri ve dekorasyon işindeydi.

Peki ya güzeller güzeli Nicole Kidman? Masaj terapistiydi.

En ilginçlerinden biri de Angela Jolie’nin bir zamanlar hayalini kurduğu iş. Büyükannesinin cenazesindeki organizasyondan memnun kalmayınca ciddi ciddi cenaze işleri yapmayı düşünmüş. Hatta bu konuda bir sertifika bile almış.

Üzerlerine yıldız tozu serpilmiş bu insanların, hep bizlerden çok farklı ve şaşalı hayatları olduğunu düşünmüşüzdür. Oysa ki, onların da bir zamanlar sıradan hayalleri, işleri ve süregelen hayatları vardı. İşte tam da bu yüzden sokaktaki insanlara bir gün onlar gibi olabilme umudu verdikleri için, başarı öyküleri ve elde ettikleri renkli hayatın öncesindeki işleri hep ilgi çekici gelmiştir.

Bu açıdan bakınca şanslı olarak tarif edebileceğimiz insanlar yanında bir de gençken bir süre birkaç iş deneyen, maceralar, birbirinden değişik ilginç deneyimler yaşayıp ondan sonra kariyer planlaması yapan pek çok genç insan da var. Yıllar önce 19 yaşında bir genç kız ile tanışmıştım. Amerikalı genç kız Türkiye’de öğretmenlik yapan ablasının yanına yaşamaya gelmişti bir yıllığına. Bir iki yıl dünyayı gezip, hem çalışıp hem yeni yerler keşfetmek istiyordu.

Daha sonra sosyal medyada takip ettiğim kadarıyla kah Anadolu’da halı dokumayı öğrendi, kah gönüllü olarak hayvan severlerle çalıştı. Az ile yetindi, geçici işlerde çalıştı ve sonunda ülkesine dönüp sosyoloji eğitimi almaya başladı. Büyük olasılıkla değişik yerler görmek ve farklı kültürlerden insanlar tanımak onun sosyolojiyi seçmesinde etkili oldu.

Bunlar çok güzel hikayeler de bizim ülkemizde maddi manevi zor dediğinizi duyar gibi oluyorum ve hiç şaşırmıyorum. Bizim ülkemizde de ayağında kundura inşaat işçiliğinden zirveye ve benzeri öyküler var ancak kariyer planlaması yapmadan önce hayatı, insanları tanıma, kendini ve ne istediğini keşfetme uğruna zaman ayırıp sonra eğitim basamaklarını çıkmak belki belli maddi yeterliliğe sahip gençler dışında hayal olsa gerek.

Avrupa’da olduğu gibi gençlerin üniversite okumasalar da kendilerine yetenek ve ilgi alanlarına göre bir meslek edinecekleri meslek liseleri ve okullar olmadığı için bütün umutlar üniversite sınavına bağlanıyor. Bu sistemde de alınan puanlarla hangi bölüme ve üniversiteye girilebileceği oluyor asıl konu.

Üniversiteye girme stresi atlatıldıktan sonra bazen okurken yarı yolda bazen, mezun olunca, bazen de yıllar sonra asıl yapmak istedikleri işin çok farklı olduğunu anlayan bir sürü mutsuz insan çıkıyor karşımıza. Peki ne yapmalı? Erken teşhis en iyi çözüm. İzotomi ile daha sınav telaşına düşmeden, son anda çalışma planını değiştirme zorunda kalmadan İzotomi ile tanışıp, geleceği yaratmak mümkün. Siz daha çocuğunuzun İzotomi’sini aldırmadınız mı? Haydi erken teşhise.

 

Yorum Yap