tr

Transaksiyonel Analiz (TA)

Transaksiyonel Analiz kavramı, temel olarak Freud’un süper ego, ego ve id ego gibi kavramları üzerinde oturmaktadır. Eric Berne tarafından geliştirilen Transaksiyonel Analiz kişinin düşünebilen ve karar verebilen bütün bir varlık olduğuna ilişkin felsefeye dayanır.

Transksiyonel Analiz modeli Eric Berne’in düşüncelerini temel aldığından insan gelişimine ilişkin varsayımı model için temel belirleyicidir. Örneğin, insanın dünyaya gelirken eksiksiz olduğunu ve büyüme sürecinde yaşadığı olumlu ve olumsuz kabul edilebilecek herşeyin, telkinlerin, algılamaların hastalıklı durumları ortaya çıkarabileceğini öne sürmektedir.

 

Transaksiyonel Analiz teorisinin içeriğinde benlik durumları yer alır. Bu benlik durumları şunlardır:

1)Yetişkin benlik durumu

2)Çocuk benlik durumu

3)Anne-baba benlik durumu

Her insan, iletişim içerisindeyken, mutlaka yukarıdaki rollerden birini taşımakta ve buna göre davranışlarını belirlemektedir.

Çocuk Benliği Nasıl Davranışlar Gösterir?

Çocuk benlikte gördüğümüz genel modeller Freud’un id ego diye tanımladığı, kurallara uymayan, asi karakterli, içinden nasıl geliyorsa öyle davranan benliktir. Temel olarak sorumluluk almaz. Doğal çocuğun yanı sıra, uyarlanmış çocuk halinde kurallara önemli derecede uymaya meyleden bir kişilik durumu vardır. Ancak tüm insanlar doğal çocuk olduktan sonra öğretilen kurallarla beraber eğitilmiş ve uyarlanmış çocuk haline gelirler. İnsan herhangi bir anda çocuk benliğine girebilir ve geçmiş yaşamındaki etkilere bağlı olarak doğal çocuk ve uyarlanmış çocuk davranışları gösterebilir.

Çocuk benliğinde, ses tonu ya da sözler dikkatle ve farkındalıkla dinlendiğinde karşınızda bir çocuğun konuştuğu izlenimine kapılabilirsiniz. Konuşma sırasında mantıklı olmayan ifadelere rastlamanız çok olasıdır.

Yetişkin Benliği Nasıl Davranışlar Gösterir?

Rasyonel veya mantıklı insan benliği diyebileceğimiz bu benlik normal, gerçekçi, mantıklı ve olaylara toplumun beklediği tepkileri vermeye meyilli bir zihin durumudur. Bu yapıda kişi ne asi ne de fazla bağımlıdır. Freud’un tanımıyla, ne süper ego ne de id ego hakim durumdadır. Yetişkin benlik mantıkla hareket ettiğinden duygusal kararlar vermez ve o an bildiği doğruyu takip eder.

Anne-Baba Benliği Nasıl Davranışlar Gösterir?

İnsanlar bazı durumlarda diğerlerine karşı önem ve nasihat veren bir tutum takındıklarında ve onları yönlendirmeye çalıştıklarında, bu benlik durumuna yakın olduklarını anlayabilirsiniz. Bu zihin durumunda iki tipte Anne-Baba Benlik durumu bulunmaktadır.

1. Koruyan

2. Eleştiren

Koruyucu anne-baba benliğini benimseyenler, diğer insanların faydaları için çalışırlar. Karşılarındakileri bir çocuk gibi görüp onları korur ve kollarlar.

Etraflarındaki insanlara, zararlı davranışlarını bırakmaları için tavsiyelerde bulunurlar ve zararlı alışkanlıklarından vazgeçmelerini isterler. Bu kişilerde kahramanlık, başkaları için bir şeyler yapma, koruma kollama, anaç duygular ve davranışlar yoğun olarak görülebilir. Eleştirici anne-baba ise, toplumun daha üst amaçları olarak ifade ettikleri konularda ve kurallarda eleştirel bir bakış açısıyla bakarak daha çok olmayana odaklanırlar.

Farklı Benlikler Arasındaki İletişim Nasıl Etkilenir?

Hepimiz, farklı benlikleri zaman zaman yaşar ve tecrübe ederiz. Bir an için çocuk durumundayken sadece bir saniye içerisinde yetişkin benliğimize transfer olabiliriz. Tüm bunların değişik aralıklarla yaşanması normal olduğu kadar sağlıklıdır da. Yetişkin benlik durumunun arabuluculuğu kolaylaştırmak ve sorunları doğru şekilde çözebilme yeteneği vardır. Herhangi bir anda içimizde sanki birbirinden farklı insanlar varmış gibi farklı talimatlar alırız.

Örneğin; Akşam için evinize Anadolu’dan gelecek misafirleriniz olduğunu düşünün. Gelen kişilerin mali durumu nedeniyle otelde kalmaları çok zor ve size ihtiyaç duyuyorlar. Bu noktada içimizdeki üç benliğin birbiriyle konuşması farketmeden ve hızlı bir şekilde gerçekleşir. Çocuk Benlik; Eve kimsenin gelmesini istemiyorum, yalnız kalmalıyım.

Anne-Baba Benlik: Yardıma çok ihtiyaçları var, kesin olarak onları misafir etmeliyim.

Yetişkin Benlik: Belki de bugün için ben yalnız kalabileceğim bir yer bulabilirim, böylece onlar da ihtiyaçlarını giderebilirler.

İnsanlar arasındaki temel farklılıklardan bir tanesi, bu benliklerin herkeste farklı düzeylerde bulunmasıdır.

Örneğin bir kişide çocuk benlik (id ego) çok baskınken diğerinde anne-baba benlik (super ego) ya da yetişkin benlik (ego) çok yoğun yaşanıyor olabilir. Bu aslında insanın karakterinin belirlenmesinde de çok önemli bir etken olarak duruyor. Her durumda karşınızdaki kişinin çocuk ya da anne-baba benlik durumunda olduğunu farkettiğinizde artık en etkili yöntem iletişim açısından yetişkin benlik durumuna geçmektir.

Yetişkin benlik arabuluculuk açısından en etkilisidir.

Koçlar, transaksiyonel analizi kullanma konusunda oldukça yeteneklidirler. Danışanın durumuna göre gözlem yapıp, karar alma sürecinde onlara hangi benlik durumunda olduklarını farkettirmelidirler.

2 Cevap
  1. Yigit Acikbas

    Gelen yorumlardan , “erkek” taklidi yapanlarla ilgili tepkilerimide Umut’un diger yazılarına bırakıyorum….
    Bizler daha “adiyiz” , kısaca bunu söyleyeyim…ama yemiyoruz , farkımız bu !

    Umut güzel bir yazi yazarsa ben de affetmem….malzeme cok !

  2. Yigit Acikbas

    Duşunun birisini madem öyle…. !
    ( Yazınıza destek olayım bende ornek vererek….)

    Bir kadın ;
    İliskilerde hep ” sıradaki gelsin ” kalıbını kullanmış , ne zaman köşeye sıkışsa , hayat benim mantığını kullanıp sıyrılmaya çalışmış.
    Işık hızında kalıpları değiştirip , timsah gözyaşlarına boğulup gunü kurtarmak için gerekenin fazlasını yapıyor.

    Profili çizdim zannederim ;
    Şimdi hazır olun , böyle bir kadın ( larda olabilir , sakıncası yok ) önce cocuk benlikle İd ego ‘sunu kullanarak avcı konumunda !!!!!
    Akabinde anne baba benlik devrede , Hemde “şahane ” konumda , zannedersiniz ki bu gezegende tek iyi kisiye rastlamışsiniz.
    Vay be…diyorsunuz içinizden ;
    Budur !
    Son benliğe sıra geldi ;
    Yetişkin benlik….bakın burada Eric Berne fena atlamış , eksiğini kapatalım.
    Tam burada ruh devreye giriyor , genetik miras , değiştirilemez kader gibi ama biz ona ruh dersek eğer…
    Ve ;
    (Okul , egitim , sonradan öğretimler, kariyer, apoletler , vs vs , sizin transsaksiyonel analizlerinizi dahi devre dısı bırakır tam bu esnada ! )
    Ruh der ki ; Ey kul ! Kim tutar seni….bu noktaya gelmişsin , 2 benliği aşarak , kadın olarak yaratımında var , doğal kodlamanda var ;

    “Kullan şimdi karsi tarafı….”

    Benim tum kadınları aynı havuza soktuğumu ya da kadınlardan nefret ettigimi düşünmeyin , amac cok bilmiş analizcilerin cok bilmediği….
    En önemlisi hiç ruh bilimlerini önemsemedikleri , iste ,koçlar da tam burada “rant ” yakalıyorlar.

    Aslında argoda bütün bu yazıların cok kisa izahı var .
    Bilim nasıl basit kurallar üzerine ise , ruhlarında basit açıklaması var …
    Buyrun , yol sizin…

Yorum Yap