Mükemmeliyetçiliği hafifletmenin 5 yolu

Erteleme hali ve düşük performans, genellikle gerçekçi olmayan isteklerden kaynaklanmaktadır. Kişilerin gerçekçi hedefleri olduğunda ise, anksiyete daha yönetilebilir bir hal almakta ve kişilerin motivasyon ve konsantrasyonunu artmaktadır. Ancak hedeflerimiz gerçekçi değil ise, anksiyete hali başa çıkılamaz ve zarar verici bir hal alabilir. Bir çok mükemmeliyetçi için yaptıkları işte en iyi olmaya çalışmaları, bu kişileri günün sonunda güçsüz, endişeli ve umutsuz bir hale getirmektedir.

“Mükemmel” “iyi” nin düşmanıdır. Mükemmelliyetçilik günümüzde çok yaygınlaştı ve takıntının görüntü, başarı ya da prestije bürünmüş hali olarak karşımıza çıkıyor. Amerikan rüyasının bir parçası – eğer yeterince denersek istediğimiz her şeyi elde edebiliriz. Ancak mükemmeliyetçilik, kişileri değersiz hissetme, korku ve utanç hislerine de sürükleyebiliyor.

Erteleme ve mükemmelliyetçilik, düşük öz güven ile el ele yürüme eğilimindedirler. Mükemmelliyetçilerin yüksek hedeflerine ulaşamadıkları zaman kendilerini sert bir şekilde azarlayan, tembel ve beceriksiz olduklarını söyleyen iç sesleri vardır. İç eleştirmen, her zaman hata bulmaya çalışır. 

Mükemmelliyetçiler genel olarak kendi standartlarını düşürmemek adına sürekli güvensiz ve gergin hissederler – sonuç olarak sürekli kişisel utanç ve toplumsal aşağılanma hisleri ile kuşatılmışlardır. 

Mükemmelliyetçiler kendilerini ya hep ya hiç mottosu ile değerlendirirler – “Bu işi ya hayal ettiğim şekilde yaparım ya da değersizim.” Kendilerini mükemmele ulaşabilmek için hırçın bir döngü içinde bulurlar; isteklerine ulaşabilme korkusu, gerilim hissi ile işleri erteleme, ertelenen işler yüzünden kendini daha yetersiz hissetme sonucu yeni beklentiler geliştirme… Döngü bu şekilde devam eder de eder… 

Ne yazık ki mükemmeliyetçilik, doğası gereği, kaygan bir hedeftir. Bir mükemmeliyetçi, diğerlerinin gözünde her ne kadar çalışkan ve becerikli olursa olsun, kendini hiçbir zaman yeterince iyi hissetmez. 

Ayrıcalıklı lanet Mükemmelliyetçilik hayatın her kademesinden insanı etkiliyor – artist ve avukatlar, bilim adamları ve doktorlar. Bir yazar olan Jane, her gün en harika kelimeleri en harika şekilde yazabilmek için bilgisayar başında saatlerini geçiriyor. Sadece en mükemmel şekilde yazılan metnin kendisini bir artist ve bir insan olarak karşılayacağına inanıyor. Sonuç olarak gün içinde çok az ilerleyebiliyor ve bu da kendisini kötü hissetmesine sebep oluyor. 

Benzer şekilde, bir avukat olan Mike, firması dahilinde en derin araştırılmış ve en iyi şekilde tartışılmış briefler yazmaya kalkışıyor. Bunun yarattığı stresin sonucu olarak da işi ortada bırakıp kendini video oyunlar oynarken buluyor. 

Janet de Mike da mükemmele ulaşmak için o kadar çok çabalıyorlar ki yaratıcı sürecin getirdiği stres ve sorunlarla başa çıkamaz hale geliyorlar. Basitçe, mükemmelin altında herhangi bir şey üretmeye izinlerinin olmadığını düşünüyorlar. İlk denemelerinde bir şaheser ortaya çıkaramadıklarında da hemen demoralize olup utanç ve yenilgi hissediyorlar. 

Mükemmelliyetçilik ve ebeveyn beklentileri 

Mükemmelliyetçilik genel olarak çocukluktaki ilk deneyimlerden kaynaklanıyor. Çoğu kendine güvenmeyen ebeveyn, çocuklarını yüksek donanımlarla yetiştirmenin yoğun duygusal yükünü taşıyor. Çocuklarının görünümü ya da akademik başarıları ile ilgili çok eleştirel olurken evlatlarının limitleri konusunda empati kurma eğiliminde olmuyorlar. 

Örneğin Janet’in annesi her zaman kızının saçları ya da kıyafetleri hakkında eleştirilerde bulunup tatlı bir ses tonu ile “Tatlım, sadece mükemmel olmanı istiyorum” diyordu. 

Mike’ın ailesinde ise Mike’ın başarılarına olan aşırı odaklanma, ailenin kendini kurban durumuna sokması şeklinde gösteriyordu; “Canım, senin arzuladıklarında en iyi olman için çok çalıştık.” 

Başarı ve tanınma üzerine yapılan bu vurgular, ailelerinin beklentilerine karşılayamama hissinin getirdiği suçluluk ve utanç duyguları ile Janet ve Mike’ı öz güven ve güvensizlik konularında kırılgan hale getiriyor nihayetinde. 

Mükemmeliyetçiliği hafifletmenin 5 yolu 

Gerçek şu ki hiç kimse mükemmel değildir. Bunu göz önünde bulundurarak aşağıda mükemmel olma eğiliminizi azaltmanın 5 yolunu görebilirsiniz: 

1. Kendinizi “yeterince iyi” gören tarafınızın farkına varın ve onu geliştirin. Örneğin kendinizin sevdiğiniz yönlerini yazın, güçlü kişilik özellikleriniz, faydalı kişisel ilişkileriniz, anlamlı deneyimleriniz gibi. 

2. “Ya hep ya hiç” düşüncesine eğilin ve sevilmek ya da saygı duyulmak için her şeyde en iyi olmak zorunda olmadığınızı kendinize hatırlatın. En iyiyi yapmak için kendi üzerinize gittiğinizde kendinize “ yeterince iyi” olduğunuzu hatırlatın. 

3. Başka insanlara karşı daha az eleştirici yaklaşın ve onlara karşı sabırlı ve tutkulu olun. Bu, kişisel ilişkilerinizi geliştirmenin yanı sıra başkaları tarafından eleştirilme korkunuzu da hafifletecektir. 

4. Etrafınızı statü, para ve başarıya kilitlenmiş insanlar yerine arkadaşlık, aile, birlik gibi değerlere önem veren insanlar ile çevrili tutun. 

5. Hali hazırda sahip olduğunuz özel ve biricik özelliklerinizi sizinle ortaya çıkaracak bir uzman ile çalışın. Çalışmalar ile sizi mükemmel olmaya yönlendiren arzu ve hassasiyetlerinizi öğrenebilirsiniz. Kendiniz kabul edip daha umutlu olduğunuzda, mükemmel olmak için üzerinizde olan baskı da hafifleyecektir. 

Kaynak: Bu makale Psychology Today dergisinden Laden Baygın tarafından çevrilmiştir. 

1 Cevap
  1. Umut Tekin

    Teşekkürler güzel yazı lakin biz böyle doğmuşuz böyle öleceğiz ) Bunu düzeltmenin yolu yok. Yok şu psikolojik destek bu yardım falan hepsi bir yere kadar içinde bir yerde o mükemmelliyetçilik seni yakalıyor ve sana hakim oluyor.

Yorum Yap