tr

Hayatınızda 1 ayı değiştirmeye ne dersiniz?

 

Başlığı gördüğünüzde ne düşündüğünüzü merak ediyorum. İlk neyi değiştirmek geldi aklınıza? Değişim rüzgarlarının moda olduğu yıllardayız. Sizin de değişmeniz için her yerden farklı baskılarınız olduğunu tahmin ediyorum. Ben de bu trende katılmadan edemedim. Size bir önerim olacak; söylediklerimi sadece bir ay deneyin.

Ancak önce size bir hikaye anlatacağım: Geçenlerde çalıştığım kadın yöneticilerden birinin hikayesini.

Eşiyle birlikte bir akşam yemeğine gitmek için sözleşiyorlar. Eşi bir ocakbaşına gitmek isterken, kendisi şarap içebilecekleri bir yere gitmek istiyor. Neyse ki biraz ısrardan sonra eşi biraz burun bükerek de olsa şarap içebilecekleri yere gitmeyi kabul ediyor. İşte olaylar bundan sonra başlıyor. Otoparkta yer bulmakta zorlandıklarından, yemeklerin ne kadar soğuk geldiğinden, şarabın iyi olmadığından, fiyatların pahalı olduğundan, garsonların hızlı olmadığından vs vs bahseden bir koca görüyor gecenin sonunda… Yani kendi istediği olmadığı için aslında tüm perspektiflerini negatife ayarlamış birini… Bir an için bu yöneticinin nasıl bir gece geçirdiğini düşünün. Hayal edebiliyor musunuz? Şunu diyebilirsiniz, kocası da istemediği bir yere gitmiş; o yüzden eleştirmeye hakkı var.

Bense şunu diyorum: Gitmese daha iyi olurdu.

Bir an için kendinizi hikayedeki kadının yerine koyun. Aldığı karardan devamlı sorumlu hissettiği ve eleştirilmekten korktuğu için bir süre sonra karar alma becerisini yitirmiş birini görmez miydik? Üstelik de artık ne yaparsa yapsın keyif alamayacak birinden bahsediyoruz. Yukarıda anlattığım bir evlilik içerisinde gerçekleşmiş görünse de, aynı şeylerin şirketlerde İcra Komitesi Üyeleri arasında hatta Yönetim Kurulu Üyeleri arasında olduğunu da görüyorum. Kararına uyulmadığında her şeyi negatif gören koca, zaten yemeğin kötü geçmesini ve eleştirmeyi bekliyor ve istiyor bile olabilir. Aynen kendi kararına uyulmadığında “ben demiştim!” diyecek olan İcra Komitesi Üyesi’nin gizli bir şekilde yatırımın başarısız olmasını istemesi gibi… Ne de olsa onun kararına uyulsaydı, şirket kısa bir süre sonra S&P500’de yer alacaktı.

Üzgünüm ama böyle bir dünya yok. İşte bu yüzden sizden istediğim değişiklik şu; bir süre karar sizin olmasa da, ortak olarak, ya da takım olarak başta uymayı seçtiğiniz kararı sonuna kadar sahiplenin ve bu kararın başarılı ya da eğlenceli geçmesi için sonuna kadar çaba harcayın. Bunu yapmayacaksanız bile sadece şarabınızı için yani çenenizi bir süre kapalı tutun. Sadece bir ay deneyin bakalım hayatınızda neler değişecek?

Eğer gerçekten hayatınızın sadece kısa bir bölümünde şikayet etmeden yaşamak nasıl bir duygu öğrenmek isterseniz size bazı tavsiyelerim var:

• Önce gerçekten neden şikayet ettiğinizi bulun,

• Gerçekten ne kadar önemli olduğunu ve size etkilerini hesaplayın,

• Egonuzu konudan ayrı tutun,

• Sevdiğiniz ya da takım olduğunuz kişi ya da kişilerin mutluluğuna ya da başarısına ne kadar zarar verebileceğinizi hesaplayın.

• Sizin yaptıklarınızın aynı şekilde size geri dönebileceğini unutmayın.

• Son olarak hem karara uyup hem de şikayet eden birine karşı neler hissedeceğinizi bir düşünün.

• Dünyanın en etkili aracı iletişimdir. Çoğu kişi bildiğini düşünür ama bilmez, duyguları anlayabilmek ve başkalarının duygularını yönetebilmek  tüm hayatınızı değiştirebilir. İyi bir eğitimle iletişim cambazı olabilirsiniz. Bu konuda koçluk eğitimleri iletişim eğitimlerinin en güçlüsü olarak karşımızda duruyor. Tavsiyem biran önce harekete geçmeniz.

Bu arada Deepak Chopra’nın çok sevdiğim bir sözü var; “Mutlu olmak istiyorsanız başkalarını mutlu edin, zengin olmak istiyorsanız başkalarını zengin edin. Büyümek gelişmek istiyorsanız, başkalarını büyütün ve geliştirin.”

9 Cevap
  1. Adalı

    Egosu yüksek, hep ben ben diyen narsistik kişiliklik insanı da mı? 26 yıldır böyle bir kişilikle evlilik yürütmeye çalışıyorum.

  2. Melek

    Sanırım narsist bir insan değilim hatta hümanist olduğunu düşünüyordum ama son sözlerinizden “ürktüm” adeta çünkü tam tersini düşünüyorum. Ben mutsuzsam etrafımda mutsuzdur, ben zengin olayım ki etrafımı da zengin edeyim, ben büyüyüp genişleyim ki bütünümde gelişsin diye düşünüyorum. Aslında tabir uygunsa eğer “Dertler benim olsun ben çalışır çabalar hallederim size bişey olmasın” mümkünse bu durumda bi de eleştiri almasam çok mu şey istiyorum ☺️Sevgi ve saygıyla

  3. Yücel

    Teoride güzel fakât süretâ insan siretâ hayvandan aşağı olan varlıklar var ki.Bu teknikler sökmez gerçek hayatta.

  4. Seda

    Ne kadar yanlış bir söz mutlu olmak için başkasını mutlu edin lafı!
    Mutluluk insanın içindedir, dış dünyadan bağımsız.
    Siz başkasını mutlu etmeye kendinizi adadıgınızda kendinizden uzaklaşıp daha da mutsuz olursunuz. İç dünyanızda ne kadar beklentilerden uzaksanız o kadar mutlusunuzdur.

  5. Şevkiye

    Empati yapıyom.her zor kişiyle karşılaştığımda.iletişim çatışmaları olabilir.normaldir.büyütmuyom.kazan kazan a geçiyom.Teşekkürler

  6. Aslı Azman

    Anlattığınız olayda koca şikayet ediyor, çünkü istemediği birşey yaptığı için. Orda ona aldırış etmeyip, sessiz kalıp şarabımızı içeceğiz. Doğru mu anlamışım ???

  7. Hatice

    Örnek harika olmuş. Peki şikayet eden insan biz değilde iş ortağımız,partnerimiz, kardeşimiz ya da çocuğumuzsa onda olan bu durumu nasıl değiştireceğiz. İnsan gelişime açık olunca ya da uyumlu olmaya hazırsa her türlü o uyumu yakalar kendisini geliştirir asıl mesele biz bu gelişim ve uyum içerisindeyken yanınızda etkileşimde bulunduğumuz insanları da bu uyuma dahil etmek değil midir? Çözümü nedir? Nasıl davranılmalıdır?

  8. Hatice Eryürük

    Hocam doğru katılıyorum ama ne kadar mutlu ettiysek o kadar yalnız kaldık, ne kadar zengin ettiysek o kadar yüzüstü bırakıldık, nasıl olcak? Saygılar

Yorum Yap