tr

Etkili Karar Verme Sürecinde Koçluk Yaklaşımı

İnsanlar her gün kariyer değiştirmek, bir iş kurmak ya da büyük bir satın alma yapmak gibi kritik konularda karar verirler. Peki, kararlarımızın iyi olup olmadığını nasıl anlarız?

Dan Ariely tarafından yapılan bir araştırmaya göre, mantıklı kararlar vermektense, içgüdülerimizi ve anlık dürtülerimizi dinleyerek mantıksız kararlar almaya meyilliyiz. Karar sürecinde çoğu zaman tüm gerçekleri göz önüne almıyor ve önyargılarımızdan etkileniyoruz.

Harvard Business Review’daki bir makalede John Beshears ve Francesca Gino, yöneticilerin kurumlarını ilgilendiren akıllıca seçimler yapabilmeleri için uygulamaları gereken birkaç adım olduğunu söylüyor.

Stratejik kararlar almak için koçluk ilkelerinden bazıları uygulanabilir. Aşağıdaki dört aşamalı yaklaşım, kişisel ve kurumsal karar verme süreçleri için yararlı bir kaynaktır:

Sahneyi Değiştirin

İnsanları bulundukları fiziksel ortamdan ayırmak, içinde bulunulan durumdan çıkarak objektif bir bakış açısı yaratmak için faydalıdır. Bir yöneticinin karar vermesini sağlamak için onu şirketindeki ofisten çıkarmayı düşünün. İnsanların odaklanmasını ve rahatlamasını sağlayan yeni bir yerde bulunmak, yeni bir başlangıç için taze bir bakış açısını tetikleyebilir. Koçluk sürecinin yeni fikirleri denemek için güvenli bir alan olduğunu vurgulamak, yeni bir zihniyet kazanmaya yardımcı olmanın yanı sıra yaratıcılığı güçlendirmek için de ilham verebilir.

Kararların Nasıl Verileceğine İlişkin Farkındalık Yaratın

Daniel Kahneman, Hızlı ve Yavaş Düşünmek adlı kitabında, beynimizde yargı ve seçimleri etkileyen iki sistem olduğunu açıklar. Birinci sistem hızlı, duygusal ve içgüdüseldir. Bir kararla karşı karşıya kaldığımızda içimizdeki his budur. İkinci sistem yavaş, mantıklı ve kasıtlıdır. Bu, bir sonuca ulaşmak için bilgileri dikkate alma ve değerlendirme kabiliyetimizdir.

Bazen sezgilerimiz ve duygularımız önemli gerçekleri görmezden gelebilir. Bu noktada ikinci sistemin aktif hale getirilmesi gereklidir. Bu ilkeler anlaşıldığında, insanlar bir duruma yönelik sezgisel ve mantıklı cevaplar arasında ayrım yapmaya başlar. Başarılı bir koçun rolü, analizi başlatarak karar verme sürecinde ikinci sistemin kullanımını desteklemektir.

Üretken Analizi Başlatın

Analitik süreci başlatmak için tanımla-analiz et-karar ver yaklaşımı kullanılabilir.

“Tanımla” aşamasında karar verilmesi gereken konuyu tanımlayın, ölçütleri ekleyin, istenen hedefleri ve etkiyi belirtin. Karardan etkilenecek tüm paydaşları listeleyin.

“Analiz” aşamasında sorunun asıl nedenine ulaşmak ve birbiriyle ilişkili faktörleri dikkate almak için bilgi toplayın ve topladığınız bilgileri inceleyin. Sebep-sonuç diyagramları ve görsel haritalar bu aşama için faydalı araçlar olabilir.

“Karar” aşaması alternatif üretmek ve en iyi seçenekleri listelemek içindir. Beyin fırtınası ve yakınlık diyagramları bu aşamada başarılı sonuçlar elde etmeye yardımcı olabilir. Her seçeneğin etkisi ölçülmeli ve değerlendirilmelidir.

Aktif dinleme, düşünmeye sevk eden sorular sormak, beden dili ve ses tonu gibi ipuçlarını fark etmek, bir koçun sorunun özünü bulmak için kullanabileceği araçlardır. Müşterilerin sağladıkları bilgileri özetlemek ve yeniden ifade etmek analiz için çok etkili olabilir. Önyargıların fark edilmesi, karar sürecinden önceki kör noktaların önlenmesine yardımcı olacaktır.

Psikolojik Önyargıların Üstesinden Gelmek

Psikolojik önyargı, farkında olmadan irrasyonel kararlar verme eğilimine yol açar. Önyargıları anlamak zordur ve tüm önyargılar insan davranışlarını etkiler. İnsanlar bir kararla karşı karşıya kaldıklarında, önyargılarını destekleyen kararlara yönelme ve onlara karşı çıkan bilgileri görmezden gelme eğilimindedir. Business Insider’a göre, karar verme sürecini etkileyebilecek 20 önyargı vardır.

Bir koçun bu aşamada sağlayabileceği destek çok önemlidir. Çünkü önyargıları tanımak genellikle bir dış yardıma ihtiyaç duyar.

Bir Seçim Yapın

Analitik çalışmaları yaptıktan ve önyargıların üstesinden geldikten sonra en rasyonel çözüm veya en azından birkaç uygun seçenek ortaya çıkacaktır. SWOT analizi, seçeneklerin her birinin güçlü yönlerini, zayıf yönlerini, tehditlerini ve yarattıkları fırsatları listeleyerek değerlendirmek için faydalı olabilir.

Karar verme sürecinde yapılandırılmış bir yaklaşım kullanmak, insanların güvenle ilerlemesine ve rasyonel bir seçim yapmasına yardımcı olacaktır. Bununla birlikte, esnek olmak ve gerekirse kararı tekrar değerlendirebilmek önemidir. Konu ile ilgili yeni bilgiler ortaya çıkabilir veya verilen karar istenen sonuçları yaratmıyor olabilir. Bir karar verildikten sonra müşterilere düzenli olarak danışmak, süreci takip etmek için faydalı olabilir.

Karar verme sürecinde başarılı bir koçun hedefi üretken tartışmayı kolaylaştırmak, doğru soruları sormak ve önyargıları belirleyerek aşmaktır. Koçluk süreci, eldeki konuyla ilgili büyük bir tablo ve yeni bir bakış açısı sunabilir. İnsanlar ve kuruluşlar, stratejik bir kararla karşı karşıya kaldıklarında bir koçla çalışmaktan büyük ölçüde yararlanabilirler.

Krasimir Kashinov, Profesyonel Koç, MBA, PMP, ACC

Çeviren: Pınar Göker

1 Cevap
  1. Fatih Poçan

    Değer katan bir makale.

    Küçük ve naçiz bir ilave, ikinci aşama “Kararların Nasıl Verileceğine İlişkin Farkındalık Yaratın” a bir katkı;

    Takım çalışmasına dayanmayan, doğrudan liderler tarafından verilen önemli kararlar (personelin ve organizasyonun geleceğini yakından ilgilendiren yaşamsal öneme haiz) için uygulamaya alınmadan önce 24 saat beklenmesinin faydasını her zaman gözlemlemişimdir.

Yorum Yap