tr

Ebeveynler ve Liderler

Bu yazım hem liderlere hem de ebeveynlere!

Uzun yıllardır takımlarla ve onların liderleriyle çalışıyorum. Son zamanlarda dikkatimi çeken bir şeyi sizlerle paylaşmak ve bu sayede de konu üzerine fikirlerinizi öğrenmek istiyorum.

Çalıştığım liderlere takımları hakkında sorular sorarım; Takımına güveniyor musun?, Takımında neyin farklı olmasını isterdin?, Takım olarak en güçlü yönünüz ne?, Takımınla ilişkin nasıl? gibi. Aldığım cevaplarda şunu fark ettim ki liderler takımlarından, ebeveynler de çocuklarından bahsederken  kullandıkları cümle kalıpları neredeyse aynı! Mesela;

Lider Versiyonu: “Onlara bir lider, üstleri gibi değil de arkadaşlarıymışım gibi yaklaşıyorum.”

Ebeveyn Versiyonu: “Çocuğumla arkadaş gibiyizdir…”

Nasıl, sizce de benzerlik yok mu?

Aslında bu cümlenin alt anlamı şöyle: “Takımımla\Çocuğumla güvene dayalı samimi bir ilişkimiz var.” Bu kadar iyi niyetle söylenen cümle ne oluyor da istedikleri sonucu elde etmelerini sağlamıyor?

Takımınızın veya çocuğunuzun sizden beklentisi sadece lider ya da ebeveyn olmanızdır. İş ortamında ve sürecinde arkadaştan çok bir lidere ihtiyaç duyulur. Yoksa sizi o takımın lideri yapmalarına gerek kalmazdı zaten. Diğer taraftan ebeveyn olarak çocuğunuz sosyal ortamlarda rahatlıkla arkadaşlar edinirken daima bir ebeveyne ihtiyaç duyar.

Gelelim bir başka cümleye:

Lider Versiyonu: “Onlara bütün kaynakları sunduğum halde, ellerindeki işi bile zamanında teslim edemiyorlar.”

Ebeveyn Versiyonu: “Tüm şartlarımızı zorlayarak onu özel okulda okutuyoruz. Ama; o bırak sınava çalışmayı ödevlerini bile tam yapmıyor.”

Son bir tane daha:

Lider Versiyonu: “Onlarla sık sık ve uzun uzun toplantılar yapıyorum. Ama hiç bir işe yaramıyor.”

 Ebeveyn Versiyonu: “Onunla uzun uzun konuşuyorum. Ama tüm söylediklerim bir kulağından giriyor diğerinden çıkıyor.”

Bu kadar uğraşa, emeğe rağmen ne oluyor da istediğiniz ilişkiye (takım-çocuk) ulaşamıyorsunuz?

Öncelikle bir  ilişkinin sağlıklı olabilmesi için en önemli ihtiyaç GÜVEN’dir. Konumuza bağlı olarak da bu güveni yaratmak liderin veya ebeveynin sorumluluğudur. Bunun için öncelikle karşınızdakini dinleyin. Gerçek bir dinlemeden bahsediyorum. Gözleriniz veya aklınız başka yerde olmadan her şeyinizle karşınızdaki kişiye odaklanarak dinleyin. Önyargılarınızdan arınmış empati ile dinleyin. Bu şekilde dinlerseniz karşınızdaki kişi kendini önemseniyor, değerli ve güvende hissedecektir. Bu sayede de kendini açık ve net bir şekilde ifade edebilecektir.

Bir diğer başlık ise öz-farkındalıktır. Kendinize dair ne kadar çok bilgiye sahipseniz işiniz de bir o kadar kolaylaşacaktır. Mesela; sizi neler öfkelendirir, hangi durumlarda tahammülünüz sıfırlanır, olaylara karşı bakış açınız ne kadar esnek ve daha önemlisi karşınızdaki kişiye\kişilere siz ne kadar güveniyorsunuz? Bu güvensizliğin sebebi neler olabilir?

Tüm bu sorulara vereceğiniz cevaplarla öz-farkındalığınıza katkı sağlayacaksınız. Son olarak dinlediğiniz kişiye sorduğunuz sorular da çok önemli. Amacınız yargılamaktan çok anlamak olursa iletişiminiz de o kadar sağlıklı olacaktır.

Fügen Albayrak, PCC, Takım Koçu

2 Cevap
  1. Nazim Senol

    aslinda isin ozu sevebilmek, kosulsuz olarak. benim basimdan bir sey gecmisti cok sevdigim bir kisi asik oldugum kisi beni korktugu biri ile aldatti, bunu benim hislerimle buldum, sonra pisman oldu oysa o sevgi kucuk bir kus tu ve uctu gitti, sevgiyi zaman ve mekan da ayni tutan her sekilde basariyor, yillar sonra tekrar gordum ve kaybettigimiz zaman ve birlikte olusturacagimiz en guzel gunlerimizi yok ettigimizi konusmak istesekte sadece sustuk ve havadan su dan bahsettik.

    oysa sevmek bir telepati kuruyor insan o telepati ile saklanacak hicbirsey olmuyor.

    bir insanin onurunu kirmak ve onu yok etmek, ile vicdan azabini kendine getirmekten baska bir sey degil.

  2. Abide Tekelioğlu

    Koçlukta tanışmadan önceki beni anlatan bir yazı olmuş.

    Zira liderken ebeveyn benlikte, ebeveyn olduğumda da sınırlar konusunda sıkıntı yaşıyordum.

    Yazının içeriğinde bahsedilen aktif dinleme, anda olmak, anlamaya çabasında önyargısız olmak ve duygularımın ya da karşı tarafın duygularının farkındalığı güçlü ve sürdürülebilir iletişim kurmamı işbirliği yapmamı sağladı.

    Bunların yanı sıra zihinsel hazırlığımda hep (ister lider ister ebeveyn olayım) iletişim halinde olduğum insanların ya da çocuğumun benden bağımsız bireyler olduklarının farkındalığıdır.
    Şükürler olsun Koçluk ve Sola Unitas ile tanıştığım güne.

Yorum Yap