tr

Belki o kadar çaresiz değiliz!

İnsanın kendi yolunda güçlü bir şekilde yürümesi, katma değer yaratarak var olması çok zor gibi görünebilir. Bazen önümüzde duran ve bizi öldürecek gibi duran şeylerle uğraşmaktan ilerlemeye çalışmak korkutucu görünebilir. İlerlemeye değil elimizdekileri kaybetmemeye çalışabiliriz. Çoğu zaman etrafımızdaki problemlerle mücadele etmeye çalışıyorum derken; bazı şeyleri sümen altı ederiz. Şimdi su yüzüne çıkarırsak çok acı çekeceğimizi düşünüp, görmezlikten gelir, sürekli erteleyebiliriz. Kısa vadeli acıları yok etmeye çalışır dururuz. Uzun vadede bize zevk veren şeylerin bedelinden de kaçarız.

Bu aslında insan olmanın doğasında olan yüzyıllardır filozofların da dediği gibi ‘acı dan kaç zevke koş’ dur.

Mesleğim gereği gün içerisinde çeşitli meslek gruplarından kişilerle görüşüyorum. Genelde insanların kendileriyle ilgili dert yandığı şeyler;

-Artık hayatımı değiştirme zamanının geldiğini biliyorum ama bir türlü eyleme geçemiyorum. Bu iş değiştirme, kariyer planlama ve özel hayatla ilgili olabiliyor.

-Yıllardır yardım almak için gitmediğin yer kalmadı ve bunların sonunda anladım ki kendim birtakım eğitimler alıp kendi ihtiyacımı karşılamalıyım ama bunu çeşitli bahaneler bularak erteliyorum.

-Bulunduğum hayat koşulları gerek iş hayatım gerek özel hayatım çok zor artık taşıyamıyorum. Bir şeyler yapmak için beni ikna edine kadar duyduğum şikayetler arasındaydı.

Kendini çaresiz zanneden yaralı insanlarız. Aslında çaresiz değiliz, belki de sandığımız kadar yaralı da. Olayların içindeyken mücadele etmek zor, bunun sebebi ortamın o kadar içindeyiz ki bazen ne ile savaştığımızın bile farkına varamıyoruz. Birazcık kendimizden çıkıp yukarıdan kendimize ve çevremize bakmak tam da ihtiyacımız olan şey olabilir. Belki çok içindeyken göremediğimiz çözümleri görebilir, kendimize ve çevremize daha farklı olabiliriz. Derin güçlü bir nefes almak gibi…

Kendi hayatımızda bugüne kadar yaptığımız iyi kötü şeylerin olması gerektiği için olduğunu kabul edip, bundan sonra nasıl olmasını istiyorum diye düşünüp ona göre hayatımızı yönlendirmeye başlayabiliriz.

Sürekli balık tutanları izleyip onlardan balık satın alma yerine belki de balık tutmanın zamanı gelmiştir. İlk zamanlar misinemiz kopsa da oltamız dolansa da hiç yılmadan büyük bir tutkuyla varmak istediğimiz noktayı düşünerek oltanızı tekrar düzenleyin ve denize atın. Kocaman bir balık tutacağınıza inanarak…

Bildiğini düşünen ama kendi hayatında uygulayamayan o kadar çok insanla karşılaşıyorum ki… Eğitim modelleri uygulamamızı sağlamaktan çok zihnimizi doldurmakla ilgili. Halbuki bu dünyada insanın kendine yapacağı en iyi yatırım eğitim. Sadece doğru şekilde, uygulamaya yönelik ve davranış değiştirici olması gerekiyor.

Kendinize çıplak olduğunuz zaman bile kaybetmeyeceğiniz yetkinlikleri geliştirmek için yatırım yapın! Çünkü geriye kalan hiçbir şey çok uzun süre yanınızda kalmıyor.

Umarım harika bir 2018 geçirirsiniz.

Umut Kısa

Yorum Yap