tr

“Başarmak için çok çalışmak gerek!“ Öyle mi gerçekten?

Başarmak için çok çalışmak gerek! Bu sözü hayatınızda en az bir kere duymuşsunuzdur. Ama bu sözü genelde yanlış anlama eğilimindeyizdir. Çok çalışmayı; önünüze konan işleri büyük bir azimle ve dur durak bilmeden tamamlamayı çok çalışmak sanıyoruz.

Neden hiç düşündünüz mü?

Elbette çok çalışmadığımız için. Ağırlık kaldırma, fitness gibi alanlarla uğraşanlar bilir. Bu sporlara yeni başlayanların büyük bir çoğunluğu bir an önce fazlalıklarından kurtulmak için kendilerinde kusurlu gördükleri yerler üzerine eğilirler. Sonuç genellikle başarısızlık olur. Vücudu dengeli bir şekilde istenen forma sokmak yapılacak antrenmanlara olduğu kadar, beslenme alışkanlıklarının ve yaşam şeklinin disipline edilmesiyle mümkün hale gelir. Kariyer ile ilgili gelişimimiz de buna çok benzer. Önce düşünce yapısının değiştirilmesi gerekir dersek çok da yanılmış olmayız. Çok çalışma çabalarımızın içine dünyanın en zor işini; kendimizi, fikrimizi, zihnimizi, bedenimizi dahil etmediğimiz için ulaşmak istediğimiz hedeflere kendimizi hazırlamadığımız için.

Kendimizi,

Fikrimizi,

Zihnimizi,

Bedenimizi,

dahil etmediğimiz çalışmalar çabamızın büyüklüğü ne olursa olsun başarısızlığa mahkumdur.

Bunu kendi çabalarımla başaramayacağımı genç yaşlarımdayken anlamıştım fakat nereden başlayacağımı bilmiyordum. Elimden tutacak, bana yol gösterecek birini aradım uzun yıllar. Avrupa’da ve Amerika’da bu tür gelişim ihtiyaçlarını karşılamak üzere Mentorlerle çalışmak oldukça yaygındı. Ama tahmin edeceğiniz üzere kendime bir Mentor bulamadım

Mentor kavramının geçmişi Homer’ın Odyssey’sine uzanır. Mentor, Odysseus’un Troya savaşına gittiğinde oğluna bakan ve onu büyüten arkadaşıdır. Günümüzde güvenilir danışman olarak kullanılan bir kavram halini almıştır.

Mentorluk ilişkisi danışanın çabasının yanında danışmanın da bilgisini ve tecrübesini ustalıkla aktarma sürecinde oluşur da diyebiliriz. Başarılı mentorluk ilişkileri, ilişkinin dönemsel değerlendirmelerini de içerir. Her bir mentorluk ilişkisi bir öğrenme yolculuğudur, “kahramanın yolculuğu” geleneğinde olduğu gibi; bilinmeye doğru bir yolculuk, zorluklarla karşılaşılan ve korkularla yüzleşilen ve zamanla kendini tanıyıp saygı duymayı öğreten.

Geçenlerde Mentorluk ile ilgili kitap ararken Lois J. Zachary ve Lory A. Fisher’in birlikte yazdığı Güçlü Başla adlı kitapla karşılaştım. Bu anlamda Türkiye’deki ilk ve Mentorluk kitabı da denilebilir. Eğer yönünüzü tayin etmekte zorlanıyorsanız ya da iyi olduğunuz konularda fikrinizi almak isteyenlere nasıl yol gösterebileceğinizi öğrenmek istiyorsanız Güçlü Başla biçilmiş kaftan.

Achilles Valentin

 

Yorum Yap